Bismillâhirrahmânirrahîm Her şeyin bir bedeli vardır. Özellikle insan olmanın ve mümin olmanın bir bedeli vardır. Belalar'ın en şiddetlisi Peygamberler'e (sav) gelmiştir. Mevlâ (cc) dilerse belasız huzurlu bir yaşam mümkündür. Fakat acılar ve sıkıntılar İmâm-ı Rabbâni (ks) nin buyurduğu gibi bu dünya hayatının levâzımındandır. Çünkü Efendimiz (sav) '' Dünyada rahat yok'' buyurarak mümin için zindan mesâbesinde olan dünyada rahatlık aramanın muhal bir şey olacağını ifâde buyurmuştur. Cennet'inde bir bedeli vardır. Cennet'in bedeli, Allâhu teâlâ nın rızâsıdır. îman ise Mevlâ nın rızâsını celbeder.
İlim sahibi olmanın bir bedeli vardır. tıbkı anne ve baba olmanın bir bedeli olduğu gibi.
Bedeli ödenen nimet daha tatlıdır. Bedelsiz nimetlerin kadrini takdir edenler pek azdır. Bununla beraber Allâhu teâlâ nın vermiş olduğu nimetleri saymamız mümkün olmadığı gibi o nimetlerin şükrünü hakkıyla îfâ etmemizde mümkün değildir.
Birgün Peygamberimiz (sav) mescid-i Nebevî de müzakere yapan Sahabeler'e (ra) kulak verdi. Biri dediki İbrâhi (as) Halîlullahdır. Diğeri ise îsâ (as) Ruhullahdır. Öbürü Mûsâ (as) kelîmullahdır. Bir başkası Âdem (as) safiyyullahdır. Bir diğeri ise Nuh (as) neciyyullahdır deyince Rasûlullah (sav) söylediklerinizi duydum hakîkat dediğiniz gibidir ama unutmayınızki bende Habîbullahım buyurarak balık için suyun ne manaya geldiğini belkide en güzel bir biçimde ifâde buyurmuşlardır.
300 küsur yıl ağlayıp gözyaşı dökmesi Âdem (as) mın Safiyyullah olması için yeterli gelmişmidir bilemeyiz ama Efandimiz'in (sav) doğmadan babadan yetim, 6 yaşında Anneden öksüz kalması, Fâtıma (ra) vâlidemiz hariç bütün evladını kaybedip evlat acısı tatması, Hatice (ra) vâlidemizi ve sevdiği şahısları bir bir kaybetmesi, zengin yaşaması mümkün iken fakirliği fahr edip tercih etmesi, doğup büyüdüğü ve çok sevdiği Mekke yiterketmek zorunda kalması, Hz. Hamzanın (ra) ve Hz. Zeynebin (ra) katille- rini affetmesi Habîbullah olmanın nasıl birşey olduğu hakkında ipuçları verip,herhalde Habîbullah olmak böyle birşey olsa gerek dedirtiyor bizlere.
Mevlâ ya dost olmak kolay değildir. Bedel ister. İbrâhim (as) Halîlullah olduğu için dostluğunu bedeller ödeyerek isbat etmiştir.
Halil olacaksınki dostunun hatırı için malını verebilesin.
Halil olacaksınki hasbiyallah diyerek canını verebilesin.
Halil olacaksınki evladını dostuna fedâ edebilesin. Halil olacaksınki Âileni Hâcer'i (ra) tasasız terkedebilesin.
Halil olacaksınki 80 küsur yaşında kendini sünnet edebilesin.!!!
Hasan-ı Basrî (ra) hz.leri buyuruyorki; Etrafında gördüğün şeylerin çokluğu sakın seni aldatmasın. Çünkü yalnız öleceksin, yalnız dirileceksin ve yalnız hesaba çekileceksin.
Malımız, efrâdımız ve cemiyetimizin çokluğunu değilde o çokluğu veren Allâh'ı (cc) görürsek ve sırtımızı İbrâhim (as)mın dayadığı gibi Rabbimize dayayıp hasbiyallah - hasbün allah deyip, malımızın, efrâdımızın ve cemiyetimizin bedelini ödersek malımızın ve efrâdımızın çokluğu bizlere zarar vermez. İbrâhim (as) ma zarar vermediği gibi.
İbrâhim olki ateş senide yakmasın çünkü ateş seni değil İbrâhimi tanıyor. Hz. Mevlana (ks)
Öyleyse kul olmanın bedel istediğini unutmayalım. vesselam.
Ali Haydar Çetintürk. Makalemizle ilgili Video Sohbet İçin Tıklayınız
|