| MEKKE-İ MÜKERREME İZLENİMLERİ |
|
MEKKE-İ MÜKERREME İZLENİMLERİ. بسم الله الرحمن الرحيم و كونو مع الصادقين SÂDIKLARINIZLA BERABER OLUN Sadâkatinde en ufak bir şüphe bulunmayan Sultânımız Efendi Hazretlerimiz (Kuddise Sirruhû) Risâle-i Kudsiye’nin tercemesinde buyuruyor ki : Mevlânâ Celâleddin-i Rûmî diyor ki “Bir Allâh dostu ile bir an beraber olmak 20 bin yıl yapılan nâfile ibâdetten daha hayırlıdır.” Bu gerçekleri Asrımızın Müceddidi Efendi Hazretlerimizin fem-i şerîflerinden duymak bir o kadar daha kıymetli hâle getiriyor. Bir an beraber olmak böyle ise, ya onunla umre yapmak nasıldır.?. Onunla mahşerin provasını yapıp Arafatı buna şâhit tutmak nasıldır.? Ne mutlu imkanlarını bu yolda seferber edenlere, Ne mutlu Arafat’ta 2 saat sıcağa rağmen sevgi şemsiyesinin altında gölgelenenlere. Mecnûna leylâsını beklemek hiç
zor gelir mi.?. Ne kadar lezzetli idi, seni görmek. Vedâ hutbesine şâhit olan o makamda ne kadar hoştu senin selâmını duymak. Eğer Mecnûn seni görseydi Leylâ
diye birisi yazmazdı gönül defterinde. Şirini için dağları delen Ferhat seni görse idi, dağ gibi engelleri deler de yine seninle beraber olurdu o muhteşem umrede. Evlatlarının, güneşin yere indiğini zannettiği o gün güneş seni kıskandı Sultânım… Kilitlenen tavafta mahzûn olan
gönüllerimize çölde susuz kalan kişiye ikrâm edilen soğuk su gibi geldi selâmın. Arafat’ta vicdanlarımızdan yükselen sessiz çığlıklarımız aks-i sedasına
hocalarımız ne de güzel tercüman oldular. Rabbim onları da bizi de dünyada ve âhirette Efendi Hazretlerimiz’den ayırmasın. Bu umreye gelmek isteyip de imkan bulamadığı için gelemeyenlere çok dua ettik. Fakat imkanları zorlayıp bu yolda arabasını bile satıp umreye gelenleri
duyunca ihvanlığımdan utandım. Bu nasıl bir sevgi ki engel tanımıyor. Mal gidecekmiş varsın gitsin. Mal sahibi mülk sahibi hani bunun ilk sahibi malda yalan mülkde yalan var birazda sen oyalan.
Efendi hazretlerimiz (ks) şüphesiz Peygamber değil ama bizler kendimizi
Sahabi gibi hissettik Arafat meydanında. 14. Asırda 21. Yüzyılın garib ahiret
yolcuları gibi dizildik mahşer yurdunda. Keşke mahşerimiz de bu kadar kolay olabilse.
Hanım Annemizin Efendi hazretlerimize “Efendi bütün ihvanınız burada
sizinle beraber umrede” dediğinde Efendi hazretlerimizin “Onlar nerede kalıyorlar? Ne yiyip ne içiyorlar” demesinden ihvanını ne kadar sevdiğini ve ne kadar düşündüğünü anlıyoruz. Önemli olan bizim onu (ks) hakkıyla sevebilmemiz. Ehadiyyet’in, Maiyyet’in ve Akrabiyyet’in tarifi vardır fakat Muhabbet öyle bir şeydirki muhatabına göre f arklılık arzettiği için muşahhas olarak
tarif edilmesi zordur. Hiç bir olurmu Ebu Bekr-i Sıddık’ın muhabbeti ile diğerlerinin Sevgisi?
O (ra) öyle bir muhib (sevici) idiki fetihten sonra babası Ebu Kuhafe yi
Efendimize (sav) biat etmesi için getirdiğinde aksakallı, beli bükülmüş Ebu Kuhafe titreyen ellerini Peygamberimiz’e (sav) uzatırken, Ebu bekr (ra) ağlamıştı. Rasülüllah (sav) niçin ağlıyorsun ya Eba bekr dediğinde, Sıddık’ın (ra) tarifi Mümkün olmayan infial’e sebeb olan şu sözleri 14 asırdır çınlamaya devam etti muhibban’ın gönül kulaklarında. Keşke bu eller benim babamın eli değilde sizin amcanız Ebu Talib’in elleri olsaydı Ya Rasülallah (sav) Rabbim bizlere Sıddık’ın (ra), Efendimize olan muhabbetinden ihsan eylesin AMİN.
Bu umreyi organize edenlerden Allâh (Celle Celâluhû) râzı olsun. Ancak bu kadar güzel bir organize olabilirdi. Kul kusursuz olmaz, ama bizim baktığımız pencereden her hangi bir kusûr gözükmüyordu. Çünkü bizim penceremizin adı muhabbet penceresidir. ELHAMDÜLİLLAH
BU KADAR MI GÜZEL OLUR BİR İNSAN KALMADI KELİME DÖNMÜYOR LİSAN 2011’DE AYLARDAN NİSAN HAMD OLSUN UMREDE SENİNLE OLDUK
İNSANLAR AKIYOR DOLDU HER TARAF KADINLAR BİR YERDE ERKEKLER SAF SAF PERVÂNELER OLDUK KİTLENDİ TAVAF HAMD OLSUN TAVAFTA SENİNLE DURDUK
HANİ ÂDEM HANİ HAVVA NEREDE ARAFAT KÜP GİBİ DERTTE KEDERDE RASÛLÜN HUTBE VERDİĞİ YERDE HAMD OLSUN MAHŞERİ SENİNLE BULDUK.
15. 04. 2011 ALİ HAYDAR ÇETİNTÜRK NOT : Makalelerden Alıntı Yapıldıgı Taktirde ! www.ismailagacemaati.com Adres Gösterebilirsiniz. |