| OSMANLI |
|
OSMANLI Bismillahirrahmanirrahim İşte sana! o bir ümmettir ki kesinlikle (gelip) geçmiştir! onların kazanmış olduğu şeyler(in kârı ve zararı) onlara aittir. Sizin kazan- mış olduğunuz şeyler(in mesuliyeti) de size aittir. Onların yapmakta bulunmuş olduğu şeylerden siz sorulmayacaksınız. Bakara suresi Ayet 141. Geçmiş ümmetlerin hatalarından mesul olmadığımızı söyleyen bu Ayet-i kerime, her toplumun artılarının ve eksilerinin olabileceğini bizlere haber vermiştir. Maziye sarf-ı nazar ettiğimizde 3 kıtada at koşturan Osmanlının da tabiki artıları ve eksileri mevcud dur. Tarihi sevdiğim için Osmanlı tarihini birçok eserlerden okuma imkanı buldum. Osmanlıyı sevenleri ve ona sövenleri gördüm. Nefsim, sevenleri tebrik, sövenleri de tenkid edince anladımki objektif olmak gerçekten zormuş. Kimilerine göre artı olan değerler, bazılarına görede eksi olarak çıkıyordu karşımıza. Vicdanımla müzakere yaptığımda, Atalarımızın ve bizden önce bu coğ- rafya da yaşayan insanların hataları her ne kadar bizi üzüp etkilesede, o hatalardan mesul olmadığımız için eksileri dillendirmeyip, artıları yazmamın daha faydalı olabileceğini söyledi bana. Şununda bilinmesinde fayda vardır ki; Onların düştükleri hatalar, tarih sahnesinde birçok kavim tarafından yapılmış ancak, gösterdikleri başarılar ise elde edilmesi kolay olan şeylerden değildir. 600 küsur senelik Osmanlı dönemi ile günümüzü mukayase ettiğimizde, torunlar la dedeleri arasında ki farklar bariz bir şekilde çıkıyor du karşımıza. O zaman bizler dedelerimizin artıları ile bizim eksilerimizi harman- layıp tam objektif olamasak ta onların eksilerinin yansımasını kendi bünyemizde itiraf edebiliriz. Mesela; Kuran karşısında edebli, düşman karşısında cesur olan şanlı bir Millet'in çocuklarına Kuran'dan uzaklaşmak ve korkaklığın yakışma- dığını söyleyebiliriz. Haksızlığımız ve arsızlığımızın, özü doğru, sözü hüküm gibi olan Ecdad'ı üzeceğini itiraf edebiliriz. Batının kalbinde hürmet ve korkusu olan bir neslin torunlarından, batının korkmayıp bilakis onları hor ve hakir gördüğünü söyleyebiliriz. O zaman'ın tekniğne göre Sultan Selim'in sîna çölünü nasıl geçtiğini düşünüp, Akdeniz'in bir Osmanlı havuzu olduğunu hayal ederek, Ege'de kaybedilen adalar'a bakıp vaah vah diyebiliriz. Sultan Fatih'e, Bosna'ya ve Kostantin'e (İstanbul'a) rağmen kapatılan çağların karanlık çocukları olan sırplar'ın bosna'ya ve Kosova'ya yap- tıklarını düşünüp, belkide bu sayede içimizdeki Osmanlı ruhunun fitilini ateşleyebiliriz. 1986 lı yıllar da Bursa'da İsmail Hakkı Bursevî Hazretlerinin vakıf arazisi üzerine genelev yapıldıgında Efendi Hazretlerimizin emri üzere halk'a ve resmî mercîler'e tebliğ için Bursa'ya gittiğimizde, halk'dan ve köylülerden bazılarının bunun bir ihtiyaç olduğunu söylediklerinde O Osmanlı ruhundan koparılıp ne kadar çok uzaklaştığımıza şahit olmuştuk. Kendi küçüklüğümüzü ve onların büyüklüğünü itiraf ederek 27 11 1999 tarihli Osmanlı şiirini burada yazmayı uygun görüyorum. OSMANLI Sendin Besmeleyle devleti kuran Kanundu kitabın hazreti Kur'an Varmıydı cesaretle karşında duran Pek şanlıydın asırlarca Osmanlı. Besmele yok oldu Kur'an nihanda Cesaret kalmadı ne can ne kanda Korkan hep biz olduk herbir mekanda Gel gör şimdi halimizi Osmanlı. Mektubun hükümdü kesindi sözün Çünkü hakîkaten doğruydu özün Haksızlığa karşı çatardı yüzün Numûneydin adalet'e Osmanlı. Şimdi torunların bir tuhaf oldu Yurdunun her yanı haksızla doldu El üstündekiler arsızlar oldu Yine haklı onlar oldu Osmanlı. Ordun üç kıtayı tamamen sardı Kesilmedi cihad'ın arkası ardı Batının kalbinde hep korkun vardı Cesurdun, Asildin şanlı Osmanlı. Şimdi batı torunundan korkmuyor Hakîr görüp Milletini horluyor Torununsa batılığı zorluyor Battıkça batıyoruz Osmanlı. Nasıl geçtin çölü hey gidi yavuz Ne harita vardı nede klavuz Dünya meskenindi Akdeniz havuz Cihan kazan sen kepçeydin Osmanlı. Şimdi Yunan diyor Ege de bizim Ne ismi var dünyanın ne Akdeniz'in Medinede Mekkede kalmadı izin Yok etmek istiyorlar seni Osmanlı. Fatih'im Bosna da bırakmadın kir Gemileri yerde yürüttün bir bir Aldın Kostantin'i getirdin tekbir Çağları kapatıp açtın Osmanlı. Şimdi sırplar kuşattı bak kosovayı Tıpkı dün aldıkları gibi Bosna'yı Yakıyorlar ölü ile hasta yı Diri olan zaten yandı Osmanlı. Kalk Osmanlım kalk da küffar'a dur de Merhem ol Osmanlım acı ya derde Bursevî vakfında ve birçok yerde Kalk ve yanlışlara dur de Osmanlı. 27 11 1999 Çarşamba Ali Haydar Çetintürk. |